More servicesWindows Live
Sign in
 
 
Spaces home  Dr. Çağlar YILGÖRPhotosProfileFriendsBlog Tools Explore the Spaces community

Blog

February 10

ıssız

hala
dün gibi hatırlarım
her anını anılarımın
 
hala
sızlar için için
her biri yaralarımın
 
biraz hırçınım
bu yüzden
biraz hüzünlüdür hep bir yanım
 
dalgalıdır denizim
bu yüzden
biraz ıssızdır hep kıyılarım!
December 07

yol

bildiğin yol en kısa yoldur denir. yolculuk herşeyden önce cesaret işidir sonra da istikamet. peki önünde yürünebilir bir yol olmayanlara ne denebilir, ya da yürüme heyecanı ile tutuşup da ayakları olmayanlara.. herhalde hepsinden daha da acıklısı yürümek ihtiyacında olup da gerekli organlara sahip olmayanların durumu olsa gerek. mesela bir yürek!
November 25

look away and realize the things you should never do!

yaşamak da gerek
ayrılığı, yanlızlığı
her akşam sensiz günbatımını
yaşamak da gerek bir kez daha sessiz sokakları
değerini anlamak için aşkının
October 29

analyse this!

aşk hiç de sizin söylediğiniz gibi basit sempati veya bazen derin olabilen sevgi değildir. o büsbütün başka, bizim tahlil edemediğimiz öyle bir histir ki, nereden geldiğini bilemediğimiz gibi, günün birinde nereye kaçıp gittiğini de bilemeyiz. halbuki arkadaşlık devamlıdır ve anlaşmaya bağlıdır. nasıl başladığını gösterebilir ve bozulursa bunun sebeplerini tahlil edebiliriz. aşka girmeyen şey ise tahlildir!
October 16

korku

korku;
tarihten kalma bir alışkanlık!
..
 
bir an yaşanmayacaksa
geçerli bir nedeni olmalı
..
 
korkular;
anlamsız ya da bilinmedik olmasa
neden korku olsun ki?!
September 30

ayvayı yemek

zor
zor işlermiş
zar
bir bir gelmiş
tan ağarırken
ten ister seni
biz
gelince hep burdayız
adı
kaybedenler kulübü
tıklım tıklım
ağzına kadar dolu kaybedenler kulubü
dur
bekle bekçi baba beni
bu
aldığımız hava
adem
döndü sonra havva'ya
''hımmm.. ne güzel bu elma''
adem
bir müddet düşündü sonra
"elma değil bu yediğimiz galiba...
AYVA"

tik tak

Zaman beklemiyor
Aşk bir kez kaçınca geri gelmiyor
Koş zamanı yakala
Sakın ha yorulma
Geçmişe bakınca yarın gelmiyor

Ne kazandı üzülenler?
Gözyaşı dökenler?
Geriye bakıpta düşünenler kazanamaz asla bu koşuyu!

Koş sakın ha ayağına bakma,
Koş sakın ha yarıda bırakma,
Nefesini tut
Durma
Aramaktan korkma!
September 25

ardın-adım

seni düşlerime aldım,
uykusuz kaldım.
 
seni uykularıma aldım,
düşsüz kaldım.
 
başıma aldım sensiz,
gönlüme aldım başsız,
sensiz, yollarda pulsuz,
pullarda mektupsuz kaldım.
 
sana adlar aradım..
ardında adsız kaldım! 
September 17

düğüm

Sözcükler birbirini götürdü,
Kitaplarda aklım kaldı.
Yaşamımda bir düğüm,
Ve gecede sivrisinek,
Kaldım
kaldı. 
September 14

geçer..

Benim mezarlarımda ölü yok;
Hep yaşamış olanlar var..
Anılarımda bir yer
Dinmeksizin acıyor,
Günbegün,
Bundan.
 
Güldüğümü görenler
Bana bakıyor,
Görüyorum..
Ağlasam geçer,
Biliyorum..
Ağlanmıyor. 
September 05

makul futbol :)

sensible soccer yani..
gercek ismiyle "sensible world of soccer"
bizim zaman gençlerin başında saatlerini ve
bolca da joysticklerini :) harcadığı çok şeker bir oyun!
 
soyupak'ın MS türk'ler ile mesajlaşırken
oyun hakkında yaptığı yorumu okuyunca çok duygulandım valla.
özledim o günleri..
matematikten ve serserilikten başka bi işimiz yoktu :)
tek derdimiz hiç derdimiz olmamasıydı!
 
yazısını aynen buraya aktarıyorum :
 
"Amiga 500+ makinemde bu oyunu araliksiz 10+ saat oynardik benim kankayla. Butun amacimiz besiktas'a George Weah'i (5 yildiz, fiyati 15M idi) almakti. Yenildigimizde son maci disketten tekrar yuklerdik ki para kaybetmeyelim. Gol yedigimizde sinirden klavyeyi tekmeledigimiz olurdu. Milli takim gorev teklif etiiginde sevinirdik. Heyt be ne gunlerdi... Yaz tatilinde millet havuza denize girerken ya da gercek futbol oynarken biz bunla kirardik kafayi.  "
 
haydi şu işlerini ayarla da gel gari..
özledim seni be kanka..
September 03

tilciklerine dikkat et!

Havalarda yakalar da tilcikleri ben,
Atarım gene havalara, havalara atarım,
Ve tutarım da onları tam düşerken,
Nasıl atarım, nasıl tutarım anlamam.
 
Anlamlarına basıp kendimi de atarım,
Seni düşünüyorumsa kendimi tutamam..
Nasıl uçmam, nasıl düşmem anlamam. 
August 22

şu başımıza gelenler

avuntuların sınırlarını zorlasam
nereye kadar
yalan söylesem kendi kendime
yok bu ben değilim diye..
 
sonuçlarımın en güzel yerinde
hep bir belirsizlik var
savunmalar hoş
ve de şahitsiz
mahkemem sabaha kadar..
 
August 09

başka bir şey

Sen orada
Ben burada
Artık iki yabancıyız!
Dayanılmaz birşey bu..

Bir arada olamazdık
Gel gör ki ayrılamazdık!
İnanılmaz birşey bu..
 
Hiçbir şey koyamam ki
Bunun yerine,
Aşk değil sevgi değil
Başka birşey bu!
July 28

başka devletlerin

iyi vatandaşıyım da
olmuyor 
kendi cumhuriyetimi
kuramıyorum!
July 16

Here I go now

Here I go in to new days
I'm pain, I'm hope, I'm suffer!
 
And I went on,
And I went on down that road
Ain't no mercy there for me..
 
Do you bury me when I'm gone
Do you teach me while I'm here
Just as soon as I belong,
Then it's time I disappear!
June 12

vesaire

raksederken balkonumda
yine uçmak var aklımda
bir yudum çay,
bir yudum sen..
bir yudumken manzara..
gülüyorum, arkamda kaldı yaptıklarım..
 
evet, ne var?
maskelerin arkasında yakalandım
evet, ne var?
hem oyundum, hem oyunumu bozandım
evet, ne var?
koştum, yoruldum, oyalandım
evet, ne var?
yüzlerce kez sevildim, aldatıldım

ben her zaman böyle...ben böyle vesaire...
May 27

music

A long long time ago I can still remember
How that music used to make me smile

 
Well now in the streets the children screamed
The lovers cried and the poets dreamed
But not a word was spoken
The church bells all were broken
And the three men I admire the most
The Father, Son and the Holy Ghost
They caught the last train for the coast
The day the music died

 
I drove my chevy to the levee
But the levee was dry
And good old boys were drinkin' whiskey and rye
Singin' this will be the day that I die
This will be the day that I die ..

May 13

başka-kendilerimiz ile kendi-başkalarımız ve kendi-başkalarımız ile başka-kendilerimiz arasından

Uyanmak, bir akşam bir adamı yatağından kaldıracak.
Adamın gözleri adama uyanışı anlatacak.
Gözleri gel gel diyecek.
Doğrulmak adamı kucağına alacak.
Adımın birincisi ayağına sarılacak.İkinci adım birincisinin içinden doğacak.
Adımlar ana-oğul babasız sıralanacak.
Adamın gözleri adama bak bak deyecek.
Pencere adamın gözlerini kuşatacak,
Bakışlarını caddeye serecek
Görüşleri yayılacak.
Caddede insanlar gezinecek.
Oda bu sırada işe karışacak,
Adamı dışına çıkaracak.
Çıkmak öbür fiillere komutan çıkacak,
Merdivenlere indir komutunu verecek.
Merdivenler onu bir kapıya itecek.
Kapıya açıl komutu gelecek.
Kapı bu işi adama yaptıracak.
Evin içi dışına dönecek,
Burada adama karış komutu ulaşacak.
Adam saf saf yanaşacak,
Bakmaya alışmak adama gördürecek.
Görmek adamı sürekli bunaltacak.
Adam gördükçe şaşıracak,
Şaşırdıkça sürekli görecek.
Adam bilmek fiilini arayacak,
Ama bulamayacak.
Adam geleni geçeni kendi sanacak.
Bu ne kadar çok kendim deyecek.
Hep başkalarını görecek.
Hani ben, nerede ben deyecek.
Anlamak isteyecek ─ bir istemeseydi─ .
Anlamakla bunu istemek yan yana gelecek
Bir çağ bitecek, biri başlayacak.
Neden-, niçin-, nasıl’a yönelecek ─ ya yönelmeseydi─ .
Anlamak fiili ─ ister istemez─ birden adama verilecek.
Adamın durumu belirecek, hızı gelişecek.
Ayarı insanca bozulacak.
Neleri anlamalı, neleri değil, ayıramayacak.
Başka-kendilerini görünce şaşıracak.
Kendi-başkalarını onlarla karıştıracak.
Önünden boyuna başkaları geçecek,
Önünden boyuna kendisi geçecek,
Bu ne kadar çok ben deyecek.
Aralarında bir yabancı arayacak.
Kendinde bir yabancı arayacak.
Bu ne kadar çok yan yana ben deyecek.
Ben kendime nereden gireyim deyecek.
Ben kendimden nasıl çıktım deyecek,
Ne zaman deyecek, niçin deyecek.
─ Deyecek de ne olacak─
Olan olacak olduğunca, olacağınca.
Bu andan o ana olanca.
İş işden geçecek.
Adama bir yardımcı fiil birden düşecek.
Adam onu ilkin bir şey sanacak.
Onunla düşünmeye alışacak.
Düşünceleri onunla kör-topal gidecek.
Adam bundan şımaracak.
Dur şununla bir iş göreyim deyecek,
Eline cebi değecek.
Adam ile tabancası birleşecek.
O anda bütün öbür fiiller ondan geri alınacak.
Adam ateş edecek.
Bütün fiiller ona geri verilecek..
Adam birini vuracak..
Adam kendini vuracak..
Adam beni vuracak. Bilecek..
Ler, siniz.
Perde burada inecek.
Perdenin önündekiler donup kalacak..
Lar, sınız.
Perdenin arkasındakiler bekleyecek..
Ler, siniz.
Bir ölü yerde uzanık yatacak.
Vuranı görenler vurulanı görmek isteyecek.
Tıklım tıklım insanlar eğilecek.

Kim baktıysa görecek.
Yerde kendini görecek.
Hepsi başkayı umduğunda şaşıracak.
Dışlarına binlerce A çıkacak.
A’lar çelik teller gibi dolaşacak.
İçlerine birer nefes Hi dolacak.
Yerde yatanda herkes kendini tanıyacak.
Bir perde aralanacak
Vuran ortaya çıkacak.
Ortaya çıkanda herkes kendini tanıyacak.
Herkes kendini tanıyınca iş bitmeyecek,
Başlayacak.